لا عَمَلَ أَرْجى لِلْقُلوبِ مِنْ عَمَلٍ يَغيبُ عَنْكَ شُهودُهُ ويُحْتَقَرُ عِنْدَك وُجودُهُ.

“Kalplere en yakın amel odur ki, o amelin varlığını unutmak ve kendisi yanında değersiz görmektir.”

إنَّما أَوْرَدَ عَلَيْكَ الوارِدَ لِتَكونَ بِهِ عَلَيْهِ وارِداً أَوْرَدَ عَلَيْكَ الوارِدَ لِيَتَسَلَّمَكَ مِنْ يَدِ الأَغْيارِ. وَلِيُحَرِّرَكَ مِنْ رِقِّ الآثارِأَوْرَدَ عَلَيْكَ الوارِدَ لِيُخْرِجَكَ مِنْ سِجْنِ وُجودِكَ إلى فَضاءِ شُهودِكَ.

“Allah Teâlâ, sana, kalbinin açılması ve nurlanması, hakkı hak görmen batılı batıl görmen için ilahi bir hediye olarak varidat (irfan nuru) vermiştir. başkalarının elinden kurtulup, eserlerin kulluğundan hürriyete kavuşasın. Yine sana varidatları gönderiyor ki, beşeri sıfatlarının hapishanesinden şühudun fezasına ulaşasın.”

الأنْوارُ مَطايا القُلوبِ وَالأَسْرارِ.

“Nurlar kalp ve sırların bineğidir.”

النّورُ جُنْدُ القَلْبِ، كَما أَنَّ الظُلْمَةَ جُنْدُ النَفْسِ. فإذا أرادَ اللهُ أنْ يَنْصُرَ عَبْدَهُ أَمَدَّهُ بِجُنودِ الأَنْوارِ وَقَطَعَ عَنْهُ مَدَدَ الظُلَمِ وَالأَغْيارِ.

“Nur kalbin askeri olup, karanlık ise nefsin askeridir. Allah Teâlâ kuluna yardım etmeyi murat ederse imdadına nurun askerini gönderir. Karanlığın askerinden uzak tutar.”

النّورُ لَهُ الكَشْفُ. وَالبَصيرَةُ لَها الحُكْمُ. وَالقَلْبُ لَهُ الإقْبالُ وَالإدْبارُ.

“Keşif nura, hüküm basirete, yönelme ve yüz çevirme ise kalbe aittir.”

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir