لا تُفْرِحْكَ الطّاعَةُ لأَنَّها بَرَزتْ مِنَكَ، وَافْرَحْ بِها لأَنَّها بَرَزتْ مِنَ اللهِ إلَيْكَ. {قُلْ بِفَضْلِ اللَّهِ وَبِرَحْمَتِهِ فَبِذَلِكَ فَلْيَفْرَحُوا هُوَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ}.

“Taat ve ibadetine senden kaynaklandığı için sevinme. Ancak Allah Teâlâ’nın lütuf ve hediyesi olarak senden sudur ettiği için sevin, “de ki bu Allah Teâlâ’nın fazlı ve rahmeti sebebiyledir. İşte bununla sevinsinler.

قَطَعَ السّائِرينَ لَهُ وَالواصِلينَ إلَيْهِ عَنْ رُؤْيةِ أَعْمالِهِمْ وَشُهودِ أحْوالِهِمْ. أمّا السّائِرونَ فَلِأنَّهُمْ لَمْ يَتَحَقَّقوا الصِّدْقَ مَعَ اللهِ فيها، وَأمّا الواصِلونَ فَلِأنَّهُ غَيَّبَهُمْ بِشُهودِهِ عَنْها.

“Ona doğru seyredenlerle ve ona vuslat edenler amellerini görmekten, hallerini keşfetmekten vazgeçmişlerdir. Çünkü seyredenler kendilerini O’na karşı samimi görmezler. Vuslat edenler ise onun huzurunda kendilerini kaybetmişlerdir.”

ما بَسَقَتْ أَغْصانُ ذُلٍّ إلّا عَلى بِذْرِ طَمَعٍ.

“Tamah tohumu ekmedikçe zillet dalları uzamaz.”

ما قادَكَ شَيْءٌ مِثْلُ الوَهْمِ.

“Hiçbir  şey vehim kadar senin yularını çekmez.”

أنْتَ حُرٌ مِمّا أنْتَ عَنْهُ آيِسٌ. وَعَبْدٌ لِما أنْتَ لَهُ طامِعٌ.

“Önemsemediğin bir  şeye karşı hür, tamah ettiğin şeye de kölesin.”

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir