قَلََّما تَكونُ الوارِداتُ الإلهيَّةُ إلّا بَغْتَةً، صِيانَةً لَها أَنْ يَدَّعِيَها العِبادُ بِوُجودِ الاسْتِعْدادِ.

“Çoğu kez varidatlar ansızın gelmektedirler. Tâ ki kullar o feyizleri kabiliyetlerine bağlamasınlar.”

مَنْ رَأيْتَهُ مُجيباً عَنْ كُلِّ ما سُئِلَ، وَمُعَبِّراً عَنْ كُلِّ ما شَهِدَ، وَذاكِراً كُلَّ ما عَلِمَ، فاسْتَدِلَّ بِذلِكَ عَلى وُجودِ جَهْلِهِ.

“Her sorulana cevap veren, her tattığına tabir veren ve her bildiğini dile getiren birini görürsen, o kimsenin cahilliğinin delili olarak kabul et.”

إنَّما جَعَلَ الدّارَ الآخِرَةَ مَحَلّاً لِجَزاءِ عِبادِهِ المُؤْمِنينَ؛ لأَنَّ هَذِهِ الدّارَ لا تَسَعُ ما يُريدُ أنْ يُعْطِيَهُمْ. وَلِأَنَّهُ أَجَلَّ أَقْدارَهُمْ عَنْ أنْ يُجازِيَهُمْ في دارٍ لا بَقاءَ لَها.

“Dünyada işlenen sevabın mükâfatı ancak ahiret gününde mükâfatı verilir. Çünkü dünya o yüce mükâfatın verilmesine yer olarak elverişli değildir. Zira fani olanda baki olan mükâfat mümkün olmaz.”

مَنْ وَجَدَ ثَمَرَةَ عَمَلِهِ عاجِلاً فَهُوَ دَليلٌ عَلى وُجودِ القَبولِ آجلاً.

“Kim ki amelin tadını dünyada tattı ise bu gelecekte (ahirette) amelinin kabulünün delilidir.”

إذا أَرَدْتَ أنْ تَعْرِفَ قَدْرَكَ عِنْدَهُ فانْظُرْ في ماذا يُقيمَكَ.

“Eğer Allah Teâlâ indinde yerini öğrenmek istersen, onun seni nereye oturttuğuna bak. Hayırda mı şerde mi? Hangisi ise yerin odur.”

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir