ما مِنْ نَفَسٍ تُبْدْيهِ إلّا وَلَهُ قَدَرٌ فيكَ يُمْضيهِ.

“Alıp verdiğin her nefesin yoktur ki o nefeste Allah Teâlâ’nın sende gerçekleştirdiği bir kaderi olmasın.”

لا تَتَرقَّبْ فُروغَ الأَغْيارِ، فإنَّ ذلِكَ يَقْطَعُكَ عَنْ وُجودِ المُراقَبَةِ لَهُ فيما هُوَ مُقيمُكَ فيهِ.

“Dünyadan kurtulmayı gözetleme. Çünkü bu, bulunduğun mevkide Allah Teâlâ’yı murakabe etmeni engeller.”

لا تَسْتَغْرِبْ وُقوعَ الأَكْدارِ ما دُمْتَ في هذهِ الدّارِ. فإنَّها ما أَبْرَزَتْ إلّا ما هُوَ مُسْتَحِقُّ وَصْفِها وَواجِبُ نَعْتِها.

“Bu dünyada olduğun müddetçe keder ve dertlerinin olmasını garipseme. Çünkü dünyaya layık olan sıfat ve özellik onlardır, başkası olamaz .”

ما تَوَقَّفَ مَطْلَبٌ أنْتَ طالِبُهُ بِرَبِّكَ. وَلا تَيَسَّرَ مَطْلَبٌ أَنْتَ طالِبُهُ بِنَفْسِكَ.

“Allah Teâlâ’nın yardımı ile istemiş olduğun bir maksuda zorlanamazsın. Nefsinle talep ettiğin  bir murada erişemezsin.”

مِنْ عَلاماتِ النُّجْحِ في النِّهاياتِ، الرُّجوعُ إلى اللهِ في البِداياتِ.

“Sonunda başarmanın alameti, başlangıçta Allah Teâlâ’ya rücu etmekdir .”

[Toplam:1    Ortalama:2/5]

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir