لا يُشَكّكَنَّكَ في الوَعْدِ عَدَمُ وُقوعِ المَوْعودِ، وإنْ تَعَيَّنَ زَمَنُهُ؛ لِئَلّا يَكونَ ذلِكَ قَدْحاً في بَصيرَتِكَ وإخْماداً لِنُوْرِ سَريرَتِكَ.

“Zamanı belirlenmiş bile olsa verilen sözün vaki olmaması seni  şüpheye düşürmesin. Çünkü  şüphe kalp gözünü zedeler ve sırrının nurunu söndürür.”

إذا فَتَحَ لَكَ وِجْهَةً مِنَ التَّعَرُّفِ فَلا تُبْالِ مَعَها إنْ قَلَّ عَمَلُكَ. فإِنّهُ ما فَتَحَها لَكَ إلا وَهُوَ يُريدُ أَنْ يَتَعَرَّفَ إِليْكَ؛ أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ التَّعَرُّفَ هُوَ مُوْرِدُهُ عَلَيْكَ والأَعْمالَ أَنْتَ مُهديها إلَيهِ. وَأَينَ ما تُهْديهَ إلَيهَ مِمَّا هُوُ مُوِرُدهُ عَلَيْكَ

“Sana marifet kapısı açılmış  ise amelinin azlığına aldırma. Çünkü Allah Teâlâ sana o kapıyı ancak kendisini tanıtmak için açmıştır. Bilmez misinki marifet sebeplerini sana gönderen O’dur. Amelleri ise ona gönderen sensin. Senin ona gönderdiğin ibadet nerede, O’nun sana gönderdikleri nerede!”

تَنَوَّعَتْ أَجْناسُ الأَعْمالِ لَتَنَوُّعِ وارِداتِ الأَحْوالِ.

“Allah Teâlâ’dan gelen ilahi varidat hallerinin çeşitliliği sebebiyle amellerin cinsleri de değişir”

الأَعْمالُ صُوَرٌ قَائَمةٌ، وَأَرْواحُها وُجودُ سِرِّ الإِخْلاصِ فِيها.

“Ameller ayaktaki suretler (heykeller) dir. O heykellerin ruhları ise ihlâs sırrının bulunmasıyladır.”

ادْفِنْ وُجودَكَ في أَرْضِ الخُمولِ، فَما نَبَتَ مِمّا لَمْ يُدْفَنْ لا يَتِمُّ نِتاجُهُ.

“Vücudunu toprağa defin et.22 Çünkü toprağa gömülmeyen bir tohumun yeşerdiği görülmemiştir.”

[Toplam:1    Ortalama:5/5]

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir