HİKEM İBN ATA-11

لا تُفْرِحْكَ الطّاعَةُ لأَنَّها بَرَزتْ مِنَكَ، وَافْرَحْ بِها لأَنَّها بَرَزتْ مِنَ اللهِ إلَيْكَ. {قُلْ بِفَضْلِ اللَّهِ وَبِرَحْمَتِهِ فَبِذَلِكَ فَلْيَفْرَحُوا هُوَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ}. “Taat ve ibadetine senden kaynaklandığı için sevinme. Ancak Allah Teâlâ’nın lütuf ve hediyesi olarak senden sudur ettiği için sevin, “de ki bu Allah Teâlâ’nın fazlı ve rahmeti sebebiyledir. İşte bununla sevinsinler. قَطَعَ […]

Daha Fazla Oku
HİKEM İBN ATA-12

مَنْ لَمْ يُقْبِلْ عَلى اللهِ بِمُلاطَفاتِ الإحْسانِ قِيْدَ إلَيْهِ بِسَلاسِلِ الامْتِحانِ. “İhsan ve nimetleriyle Allah Teâlâ’ya yönelmeyen, imtihan zinciriyle ona doğru çekilir.” مَنْ لَمْ يَشْكُرِ النِّعَمَ فَقَدْ تَعَرَّضَ لِزَوالِها، وَمَنْ شَكَرَها فَقَدْ قَيَّدَها بِعِقالِها. “Nimetin  şükrünü eda etmeyen o nimetin zevaline sebebiyet vermiştir. Nimetlere  şükreden ise onları sağlam bağlarla bağlamıştır.” مِنْ جَهْلِ المُريدِ أنْ يُسيءَ […]

Daha Fazla Oku
HİKEM İBN ATA-13

قَلََّما تَكونُ الوارِداتُ الإلهيَّةُ إلّا بَغْتَةً، صِيانَةً لَها أَنْ يَدَّعِيَها العِبادُ بِوُجودِ الاسْتِعْدادِ. “Çoğu kez varidatlar ansızın gelmektedirler. Tâ ki kullar o feyizleri kabiliyetlerine bağlamasınlar.” مَنْ رَأيْتَهُ مُجيباً عَنْ كُلِّ ما سُئِلَ، وَمُعَبِّراً عَنْ كُلِّ ما شَهِدَ، وَذاكِراً كُلَّ ما عَلِمَ، فاسْتَدِلَّ بِذلِكَ عَلى وُجودِ جَهْلِهِ. “Her sorulana cevap veren, her tattığına tabir veren ve […]

Daha Fazla Oku
HİKEM İBN ATA-14

مَتى رَزَقَكَ الطّاعَةَ وَالغِنى بِهِ عَنْها فَاعْلَمْ أنَّهُ قَدْ أَسْبَغَ عَلَيْكَ نِعَمَهُ ظاهِرةً وَباطِنَةً. “Ne zamanki Allah Teâlâ seni itaatle ve ona bağlı kalmakla rızıklandırmış  ise bil ki O, sana zahiri ve Bâtıni tüm nimetlerini tamamlamış  demektir.” خيرُ ما تَطْلُبُهُ مِنْهُ ما هُوَ طالِبُهُ مِنْكَ. “Allah Teâlâ’dan isteyeceğin en hayırlı  şey onun senden istediğidir.” الحُزْنُ […]

Daha Fazla Oku
HİKEM İBN ATA-15

مَطْلَبُ العارِفينَ مِنَ اللهِ تَعالى الصِّدْقُ في العُبودِيَّةِ وَالقِيامُ بِحُقوقِ الرُّبوبِيَّةِ. “Arifin Allah Teâlâ’dan isteği kullukta sadakat ve yaratıcının hukukuna bağlı kalmaktır.” بَسَطَكَ كَيْ لا يُبْقِيَكَ مَعَ القَبْضِ، وَقَبَضَكَ كَيْ لا يَتْرُكَكَ مَعَ البَسْطِ، وَأَخرَجَكَ عَنْهُما كَيْ لا تَكونَ لِشَيْءٍ دونَهُ. “Seni kabz haliyle tutmamak için bast eyledi. Bast haline bırakmamak içinde kabz eyledi. Sonra […]

Daha Fazla Oku
HİKEM İBN ATA-16

مَتى فَتَحَ لَكَ بابَ الفَهْمِ في المَنْعِ عادَ المَنْعُ عَيْنَ العَطاءِ. “Mahrum bırakılmak senin için bir anlayış  kapısı açıyorsa, bu mahrumiyet, ihsanın ta kendisidir.” الأَكْوانُ ظاهِرُها غِرَّةٌ وَباطِنُها عِبْرَةٌ. فَالنَّفْسُ تَنْظُرُ إلى ظاهِرِ غِرَّتِها، وَالقَلْبُ يَنْظُرُ إلى باطِنِ عِبْرَتِها. “Dünyanın zahiri kandırıcı, batini ise ibret vericidir. Nefis, dışına bakar kandırılır, kalp içine bakar çok ibret […]

Daha Fazla Oku
HİKEM İBN ATA-17

جَلَّ رَبُّنا أَنْ يُعامِلَهُ العَبْدُ نَقْداً فَيُجازِيَهُ نَسْيئَةً. “Rabbimiz Allah Teâlâ kulunun peşin amelini veresiye mükâfatlandırmaktan yücedir.” كَفى مِنْ جَزائِهِ إيّاكَ عَلى الطّاعَةِ أَنْ رَضِيَكَ لَها أَهلاً. “Seni taate ehil kılması, taatına mükâfat olarak yeter.” مَنْ عَبَدَه لِشَيْءٍ يَرْجوهُ مِنْهُ أَوْ لِيَدْفَعَ بِطاعَتِهِ وُرودَ العُقوبَةِ عَنْهُ، فَما قامَ بِحَقِّ أَوْصافِهِ. “Kim cennet arzusu veya diğer […]

Daha Fazla Oku
HİKEM İBN ATA-18

رُبَّما فَتَحَ لَكَ بابَ الطّاعَةِ وَما فَتَحَ لَكَ بابَ القَبولِ. وَرُبَّما قَضى عَلَيْكَ بِالذَّنْبِ فَكانَ سَبَبَاً في الوُصولِ. “Bazı kere taatin kapısını sana açmış  kabulünü açmamış. Bazı kerede günah işlemeyi takdir etmiş  ama o günahı kavuşmasına vesile etmiştir.’’ مَعْصِيَةٌ أَورَثَتْ ذُلاً وافْتِقاراً خَيرٌ مِنْ طاعَةٍ أوْرَثَتْ عِزّاً وَاسْتِكْباراً. “Zillet ve yalvarmaya götüren bir günah, izzet […]

Daha Fazla Oku